İRŞAD VE DAVET SORUMLULUĞU

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İRŞAD VE DAVET SORUMLULUĞU

Mesaj tarafından Admin Bir C.tesi Ağus. 23 2008, 08:59

Değerli Müminler!
İnsanlar, tabiatları gereği her zaman irşad ve davete, öğüt ve nasihate
muhtaçtırlar. “Öğüt ver;doğrusu öğüt inananlara fayda verir.” [1]
âyeti, irşad ve davetin gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Gerçekten
sıkıntı ve problemlerle bunalan gönüller, katılaşan kalpler, rahmet
yüklü ilahi mesajlarla huzur bulmakta, zihinler berraklaşmaktadır.
Yeter ki gönül ve zihinler, insana hayat verecek, hayatı ve ölümü,
varlık ve yokluğu, dünya ve ahireti anlamlandıracak, ilahi mesajlara
açık olsun…Bu mesajlara kapalı kulak ve gönüller ise, elbette rahmetten
gerekli haz ve huzuru alamayacaklardır. Rahmet elçilerine gönüllerini
açma yerine sırt dönecekler ama kaybedenler kendileri olacaklardır.

Aziz Müminler!

Dinimiz İslâm, iyiliklerin ve ahlaki değerlerin yaygınlaştırılması ve
kötülüklerle mücadele konusunda, bütün fertlere bir sorumluluk
yüklemiştir. Nitekim “Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en
hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a
inanırsınız...” [2] âyeti, bu konudaki sorumluğu dile getirmektedir.
Her sözü bizler için mesaj yüklü Sevgili Peygamberimiz de “Sizden kim
bir kötülük görürse, eğer gücü yetiyorsa, onu eliyle değiştirsin. Buna
gücü yetmiyorsa diliyle o kötülüğü değiştirsin. Buna da gücü
yetmiyorsa, o zaman kalbiyle buğzetsin. İmanın gerektirdiği en alt
sorumluluk bilinci budur.” [3] buyurarak bu hususa işaret etmiştir.
Buna göre hepimizin, eşimize, evladımıza, komşularımıza,
arkadaşlarımıza karşı bir sorumluluğumuz vardır. Sorumluluğun gereği
yerine getirildiği takdirde, kötülükler ve ahlaksızlıklar zemin
bulamayacak, kök salamayacaktır. Sorumluluğun ihmali durumunda ise,
ortaya çıkacak olumsuzluklara bütün toplum olarak bedel ödenecektir.
Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (s.a.s) gayet dikkat
çekici bir üslupla, kötülüklerle mücadele edilmesini vurguluyor:
“Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emir ve
kötülükten men edersiniz, yahut Allah Teâla size toplumsal kargaşa
(azap) verir. Sonra kurtulmak için Allah’a yalvarırsınız da duanız
kabul edilmez.” [4]

Muhterem Müslümanlar!

İnsanlık geçmişte nasıl peygamberlere muhtaç idiyse, bugün de dinin
emir ve yasaklarını, güzelliklerini insanlara anlatacak din hizmetini
ihlas ve samimiyetle yerine getirecek gönül erlerine muhtaçtır.
Yaratılanı yaratandan ötürü hoş gören Yunuslar, kapısını ve gönlünü
herkese açan Mevlanalar, baba şefkatiyle herkesi kucaklayan Hacı
Bektaş-ı Veliler misali, özü-sözü, eylem ve söylemi birbiriyle uyumlu
gönül erleri, bir toplum için büyük kazanımdır. Unutulmamalıdır ki,
irşad ve davet belirli liyakate sahip fertlerin ifa edeceği bir
görevdir. “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men
eden bir topluluk (sınıf) bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.”
[5] buyurulmak suretiyle irşad ve davetin genelin değil bu hususta
ehliyet sahibi kimselerin görevi olduğu vurgulanıyor.

Hutbemi irşad ve davette temel esasları içeren bir âyet mealiyle
bitirmek istiyorum: “Ey Muhammed! Rabbinin yoluna hikmetle, güzel
öğütle çağır, onlarla en güzel şekilde mücadele et; doğrusu Rabbin
kendi yolundan sapanları daha iyi bilir.” [6]


Dr. Yaşar YİĞİT

Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı

_________________________

[1]Zâriyât, 55.

[2]Âl-i imran, 3/110.

[3]Tirmizi, Fiten, 11.

[4]Tirmizi, Fiten, 9.

[5]Al-i İmrân, 4/104.

[6]Nahl, 16/125.

Admin
site yöneticisi
site yöneticisi

Erkek
Mesaj Sayısı : 846
Nerden : adana
İş/Hobiler : internet
Üye Puanı : 4
Forum Puanı : 113451
Kayıt tarihi : 23/03/08

Kullanıcı profilini gör http://internetalemi.forumsclub.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz