MÜSLÜMAN, BARIŞTAN YANA OLAN İNSANDIR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

MÜSLÜMAN, BARIŞTAN YANA OLAN İNSANDIR

Mesaj tarafından Admin Bir C.tesi Ağus. 23 2008, 08:58

Bütün insanlar, ilk insandan son insana ya kavgadan yana oldular ya
barıştan yana. İşte fertlerin ve toplumların hayatına bu tercih yön
verdi. Yalnızca tercih sahiplerinin kendi hayatlarına yön vermekle
kalmadı, başka fert ve toplumları da derinden etkiledi bu tercihler.
Tarih bunun şahididir. Günümüzde de durum böyledir, yarın da böyle
olacak.


Bütün varlıkların sahibi ve kâinattaki muhteşem ahenk ve barışın
yaratıcısı Rabbimiz, insanlık için razı olduğu yolun “İslam” olduğunu
beyan buyuruyor. İslam, hem kelime olarak hem de kavram muhtevasıyla
barış anlamına da geliyor. Ve bu yolu seçen bizler, yani müslümanlar da
böylece tercihimizi barıştan yana yapmış bulunuyoruz.


Evet, müslüman barıştan yana olan insan demektir. Yeryüzünde kavga ve
karmaşa istemeyen insan demektir. Müslüman barışın, adaletin ve huzurun
yanında, bütün bozgunculuk ve fitnelerin karşısında yer alan insan
demektir.


Nitekim tarihimiz boyunca ismimizin taşıdığı mana şuurunu hayatımıza
hüküm-fermâ kıldığımız dönemlerde bütün gayret ve mücadelemiz barışı
korumak ve yaşatmak için olagelmiştir. Hatta savaşlarımız bile
böyledir. Rabbimizin muradını doğru anlayıp, onunla hareket ettiğimiz
hiç bir dönemde saldırganlardan ve kavgacılardan olmadık. Kurduğumuz
medeniyetlerin ekseni nedir diye sorulsa, akl-ı selim sahibi herkes
itiraf edecektir ki, barıştır.


Bugün için de gayret ve çabalarımızın ana fikri aynıdır. Yani
kendimizle, kalbimizle barış, bizim ve alemlerin sahibi Rabbimizle
barış ve Yaratan'dan dolayı yaratılanlarla barış. Evet, bizler
barışçıyız ve barışçıların çocuklarıyız. Biliyoruz ki ismimizin bizlere
kazandırdığı barışçı kimliğimizi topyekün muhafaza ettiğimiz sürece
varoluş vazifemizi ifa etmiş olacağız.


Varoluş vazifesini ifa edebilen insanlardan olabilmenin temel şartı
muhabbettir. Muhabbeti temin için, Rabbimizin hoşlanmadığı şeylerden
kalbimizi temizlemek ve nefsimizin esaretinden kurtulmak zorundayız.
Hiç değilse niyetimizi bu yönde kurup, böyle bir gayretin yolcuları
arasına katılmak zorundayız. Ancak o zaman aramızdaki kavgalar son
bulacak, Allah'ın bizden istediği kardeşlik ve birlik-beraberlik mümkün
olacaktır. Müslümanlığını ilan etmiş bulunan herkes, bu ahdinden
vazgeçmedikçe kardeştir. İnananlar, kardeşlerinin kusurunu aramak
yerine, biribirlerine hakkı ve sabrı tavsiye ederler.



Üzerinde yaşadığı toprağın bedelini fazlasıyla ödemiş bulunan ve halen
ödemeye devam eden bizler, hepimiz aynı tarihin, aynı medeniyetin
evlâtlarıyız. İçimizde, bu gerçeği zaman zaman unutma eğiliminde
olanlar varsa, bu durumu polemik ve kavga konusu yapmaksızın en iyi
yolla onları ikaz etmek vazifesiyle mükellefiz.?Bunu yaparken, her
adımda Rabbimizin rızasını gözeterek ve niyetimizi her an tazeleyerek
hareket etme mecburiyetimiz vardır. Allah'ın rızasını saf ve katıksız
bir şekilde hedeflemeyen niyetlerle yürütülen çabalar bâtıldır ve
reddedilmiştir. Ayrıca müminin niyetinin amelinden daha hayırlı olduğu
hadis-i şerifini de unutmamalıyız. Malumdur ki amele riya girebilir,
niyete girmesi ise mümkün değildir.



Özellikle, Allah'ın dinini başka niyetlerimizin önüne meşruiyet
malzemesi olarak kullanma ihtimalini kalbimiz titreyerek hesaba katmak
zorundayız. Bu büyük vebalden ateşten kaçarcasına kaçmak, her adımda
uyanık olmak kulluk vazifemizin tartışılmaz bir gereğidir.


Müslüman yeryüzünde Allah'ın halifesidir. Hedefi ubudiyet vazifesini
yerine getirmektir. Ferdî ve sosyal vazifelerle ilgili bir acziyet ve
tereddüt söz konusu ise, “kalbi Allah'ın zikrinden gafil olanlara tâbi
olmamak” mutlaka dikkate alınması gereken ölçüdür. İslam'ın bizden
istediği “ edeb ”, inanıyoruz ki bu şuurda hayat bulacaktır.



İşte Semerkand bu şuuru bir kez daha hatırlatmak maksadıyla sizlere
ulaşıyor. Bizlerle aynı duygu ve hassasiyeti paylaşan kardeşlerimizin,
bu çabaya katkı için gayretlerini esirgemeyeceğini ümid ediyoruz.


Biliyoruz ki, “gerçekten inanıyorsak Allah kalbimizi doğru yola iletecektir.” Tevfik ancak Allah Teâlâ'dandır.


Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.


Semerkand Dergisi
Ocak 1999 Sayısı
MEHMED SAKİ EROL

Admin
site yöneticisi
site yöneticisi

Erkek
Mesaj Sayısı : 846
Nerden : adana
İş/Hobiler : internet
Üye Puanı : 4
Forum Puanı : 113454
Kayıt tarihi : 23/03/08

Kullanıcı profilini gör http://internetalemi.forumsclub.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz